Dev-Genç: Şu anda ne hissediyorsunuz, süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ahmet Aydın (İzmir Çadırı): Her şeyden önce sevinçliyim, kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Bu mücadele benim hayatımda yaşadığım en güzel deneyimdi. Bir yol ayrımı vardı. Kararsızlık oluşmuştu. 4/c?ye geçen arkadaşlar oldu. Geçerlerken bize de geçmemizi tavsiye ettiler. Şimdi kutlamak için telefon açıyorlar. Açmıyorum. Biz kararlıydık. Sonuna kadar bir şekilde devam ettik. Bu süreçte sendika bize bir şey vermedi. Biz kendi çabalarımızla buraya kadar geldik. Danıştay?ın yürütmeyi durdurması bizim için bir kazanımdır ve taşeronlaşma dalgasına maruz kalacak toplumun diğer kesimlerine de bir yol açmış olduk.
Dev-Genç: 78 günlük direniş size ne kattı?
Ahmet Aydın: Burada birlikte mücadele etmeyi öğrendik, burası hayat üniversitesi gibi, paylaşmayı ve birlik olmayı öğrendik. Birlik olunca güçleneceğimizi öğrendik. Fikirlerim çok değişti, yıllardır hep sağ partilere oy verdim. MHP vatan millet Sakarya diyor ama işçilerin yanında değildi. CHP Atatürk, cumhuriyet deyip insanları kandırıyor, kendi çıkarları için sözde yanımızdaydılar. AKP insanların dini duygularını kullanıp prim yapıyor ama bize yaptıkları ortadadır. Biz burada çok değiştik, çok güzeldi. Bizimle beraber sokakları mesken tutan, bize inanmayı öğreten ve bize öcü gibi gösterilen solcular yanımızdaydı. Onlar bize biz onlara çok şey paylaştık, dost olduk, yoldaş olduk.
Dev-Genç: Süreç nasıl işledi?
Hikmet Oyman ( Diyarbakır Çadırı ): Süreç 14 Aralık?taki kapatmayla başladı. İlk başta sadece ekmeğimizi kurtarmak için mücadele ettik. Ama biz e yapılanlar, bize layık görülenler sonucunda bu iş bizim için bir onur meselesi haline dönüştü. Direnişi öğrencilerle sizin gibi işçiden yana öğrencilerle beraber sürdürdük.
Dev-Genç: Direniş size neler kattı?
Hikmet Oyman ( Diyarbakır Çadırı ): İlk olarak 13 yıl boyunca çok eyleme gittim. Anladım ki dostlar çarşıda görsün diye gitmişim. Burada gerçek eylemi yaptım, yaptık. Gerçek kimliğime, benliğime kavuştum. Bir emekçinin salt kendini değil, sınıf arkadaşını ve diğer ezilen kesimleri de düşünmesi gerektiğini öğrendim.
Dev-Genç: Şu an hissettiklerinizi söyler misiniz?
Hikmet Oyman ( Diyarbakır Çadırı ): 77. Günden beri ne kadar iyi dirensek de iyi bir haber almadığımız gerçekti .77. günde çok güzel bir zafer oldu. Çünkü bize verilen süre bazı arkadşalarımızn direncini kırıyordu. Ömümüzde bir engeldi, b,z engeli kaldırdık. Bundan sonra doğru eylem planıyla hareket edersek başarıya ulaşacağız, bu yüzden kendimize güveniyoruz, çok mutluyuz.
Dev-Genç: Süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kemal Tunç: (Adıyaman Çadırı) : 1992 ve 1993 yıllarında tütüne kota getirildi. Bu kotalar bin kg. cüzdan başına oldu. Daha sonra düşe düşe 200 kg. oldu. Hükümet de tamamen kaldırdı. Zaten hükümetler özelleştirmeden dolayı fabrikaları küçülte küçülte en sonunda Tekel?i de sattı.Biz başımıza geleceği anlayarak daha önce Adıyaman?da bir çok eylem gerçekleştirdik. Hatta (demokrasi parkında) bir genç kendini yaktı. Ama bazı arkadaşlar bu hükümet inançlı imanlı bize zulüm etmez diye düşündü. Alkol fabrikaları kapanınca işsiz kalan işçiler bizim fabrikalarımıza(sigara fabrikalarına) dağıtıldı. AKP bize ?sizi mağdur etmeyiz? dedi. Sonunda 4/c çıktı. Sonuçta Ankara?ya geldik ve devlet bizi joplarla karşıladı. Bizde kararlılığımız ile bugüne kadar geldik.
Dev-Genç: Neler hissediyorsunuz süreci bize değerlendirir misiniz?
Yüksel Karatay(İzmir çadırı): Moralimiz çok iyi. Tam olarak kazanmadık. Süre kazandık ama imza atmakta kararsız olanlar için faydalı oldu. Mücadele, tekel direnişi çok şey değiştirdi. Burada günlük hayatımızdan çok farklı şeyler yaşadık, paylaştık. Örneğin cinsiyet ayrımı ortadan kalktı. Sokak?ta erkekler ile beraber oturamazken burada beraber direndik, mücadele ettik. Çadırlarda erkeklerinde iş yapması bizim için bir ilkti. Ayrıca kadınların direnişte öncü olmaları, kararlı olmaları aslında kadınların gücünü bize gösterdi.



